Tarihe Yolculuk
Daha iyi otomobiller yapabilmek için alışılmışa meydan okuyoruz.
Her Mazda’nın arkasında farklı bir hikaye yatıyor.
Mazda Hikâyeleri
Daha iyi otomobiller yapabilmek için alışılmışa meydan okuyoruz.
Her Mazda’nın arkasında farklı bir hikaye yatıyor.
Tarihe Yolculuk
"Mazda bütün arayışlarımızda meydan okumayı sürdürecek. Bu asla değişmeyecek. Her zaman her şeyi farklı yapacağız. Biz buyuz." Masahiro Moro
-
1920 - Mazda doğdu
Jujiro Matsuda, Hiroşima, Japonya’da Toyo Cork Kogyo Company’yi kurdu. Bu işletme, kulağa şaşırtıcı gelse de, bir mantar tıpa fabrikasıydı. 11 yıl sonra burada gelecek vaat eden ve heyecan verici otomobil üreticisi Mazda doğacaktı.
Çoğu kişi mantar tıpa fabrikasından otomotiv devrimine doğru adım atılacağını hayal edemezdi; fakat mantar tıpa fabrikası diye bir yer olduğundan kimin haberi vardı ki? -
1931 - İlk araç üretiliyor
İlk araç üretimi, küçük ve 3 tekerlekli kamyonet (Mazda-go) üretim bandından geçtiğinde gerçekleşti. Mazda-go, Çin ve Hindistan gibi ülkelere ihraç edildi.
-
1931 - Mazda adı doğdu
1931 yılında şirket ‘Mazda’ adını ilk kez kullandı. Kurucumuz Jujiro Matsuda’nın adından esinlenilerek türetilen Mazda, aynı zamanda eski Batı Asya anlayış, zekâ ve uyum Tanrısının da adı(Ahura Mazda).
-
1945 - Hiroşima yeniden inşa ediliyor
Hiroşima halkı, bizim ‘Meydan Okuyanların Ruhu’ dediğimiz ‘başarma inancı’ ile tanınır. Bu yaklaşım, ne olursa olsun altından kalkabileceğimizi ifade eder.
1945 yılında atom bombası atıldıktan sonra, derhal yeniden inşa çalışmalarına başlandı. Mazda fabrikası ayakta kalan birkaç tesisten biriydi; bu nedenle, yerel yönetimin savaş sonrası toparlanma çabalarının bir parçası olarak kullanıldı.
Mazda’nın fedakâr ve çalışkan işçileri, şehrin yeniden doğuşunda başrolü oynadı. Yeni teknolojilerin doğuşu ve yeni montaj tesislerinin inşa edilmesi, Hiroşima’nın bütünüyle ayağa kalkmasına yardımcı oldu. -
1958 - Mazda Romper
Mazda’nın yeni Japonya’nın inşasına bir diğer katkısı da, seri üretilen ilk 4 tekerlekli kamyonumuz Mazda Romper oldu.
Hafif ve oldukça pratik, kompakt ve üç koltuklu Romper, Japonya’da ve sayısı her geçen gün artan ihraç pazarlarında vazgeçilmez bir araç haline geldi. -
1959 - Mazda logosu doğdu
Mazda, yeni logosunu, yani otomobillerde yenilikçilik ve tasarımın altın çağını temsil eder hale gelen klasik ve çarpıcı amblemini kullanmaya başladı. Kıvrımlı konturları, zarif çizgileri ve pırıltılı yapısı, uzun yıllar boyunca ‘eğlenceli sürüş’ anlamına gelecekti.
-
1960 - R360, Mazda’nın ilk otomobili
Mazda, 1960’ta ilk iki kapılı binek otomobili R360 Coupe’yi geliştirdi ve R360 ile Japonya’da hafif otomobil pazarına hakim oldu.
Kompakt, iki kapılı ve iki koltuklu coupe, yaklaşık 90 km/saat hıza ulaşabiliyordu ve kauçuk yaylar ile burulma çubuklarından oluşan bir süspansiyon sistemine sahipti.
Popüler ve dayanıklı bu otomobil, ayrıca Japonya’da bulunan en hafif binek otomobildi ve mikro-mini segmentindeki satışların %64’ünü oluşturuyordu. -
1961 - Wankel motoru
Mazda, Alman Felix Wankel tarafından icat edilen alternatif bir motor konseptinin patentini aldı ve halen bu motoru seri olarak üreten tek otomobil üreticisi olma sıfatını taşıyor. Sonraki elli yıl boyunca, adımız hep Wankel motoruyla beraber anıldı.
Bir dizi pistonu yukarı aşağı hareket ettirmek yerine, yanma yoluyla düz bir diski döndürmesi sayesinde daha berrak bir ses çıkmasını sağlayan Wankel motorları, otomobil gövdesinin daha zarif olmasını sağlar.
Wankel motorlarının büyük bir avantajı, daha yüksek devirde çalışabilmesidir. Bu özellik, Wankel motorlarını motor sporları ve Mazda gibi sürüş keyfi için kullanılan otomobiller için ideal hale getirir. -
1962 - Mazda Carol
Mazda’nın ilk 4 kapılı binek otomobili Mazda Carol 600, 1962 yılında piyasaya sunuldu. Özgün ‘üstten kesimli’ tavan tasarımına sahip Mazda Carol, süper kompakt bir araç içinde dört kişi için geniş bir baş mesafesi sağlayabilecek nitelikteydi.
-
1967 - Cosmo Sport 110S
1967’de Mazda ilk Wankel motorlu otomobilini sunarak, tüm dünyayı etkiledi. Mazda Cosmo Sport 110S, çekici dış hatlara ve ince iç detaylara sahipti.
Bu model, bugün de Mazda’nın en unutulmaz araçlarından biri olma özelliğini taşıyor.
Fütüristik tasarımı ve üstün sürüş performansı, dünyanın her yerindeki spor otomobil tutkunlarının beğenisi topluyordu; Cosmo, devrim yaratan motorundan şık diş desenli döşemelerine kadar her yönüyle başarılı bir meydan okumayı temsil ediyordu.
Bu otomobil, Mazda adını gerçek anlamda dünyaya duyuracak bir otomobildi. 185 km/saat(Seri I) ve 200 km/saat(Seri II) hızına ulaşan Mazda Cosmo’nun direksiyonunda olmanın “otomobil sürmekten çok uçmaya benzediği” söyleniyordu. -
1972 - Avrupa’daki ilk Mazda satış şirketi kuruldu
Mazda 1967 yılında Avrupa’ya otomobil ihraç etmeye başladıktan sonra, 1972 yılında ilk Avrupa Ulusal Satış Şirketi Mazda Motor Deutschland kuruldu. Mazda, 1972 yılına kadar, Avrupa’da faaliyet gösterdiği sadece 5 yıllık kısa süre içinde 50.000 otomobillik bir satış hacmine ulaşmıştı.
-
1977 - Mazda 323 ile tanışın
Mazda 323 ilk olarak Frankfurt Otomobil Fuarı '77’de tanıtıldı. Fuardan önce, bir Mazda 323 markanın güvenilirlik konusunda gururla koruduğu itibarını somut olarak göstermek için Japonya’dan başlayıp Güney Asya üzerinden Frankfurt’a kadar uzun ve zor bir sürüşü tamamladı.
-
1978 - RX-7 ilk kez sahnede
Orijinal RX-7’nin keskin hatlara sahip tasarımı, klasik İngiliz spor arabalarının tasarımından ilham aldı.
Bugünkü Mazda’lar gibi, RX-7 de hassas yol tutuşu ve yüksek performansı ile dikkat çekiyor, hatta iki kıtanın önde gelen motor sporları dergileri, ‘On Yılın En İyi On Spor Otomobili’ listelerinde RX-7’ye yer veriyordu.
1983’te, Mazda yine uluslararası motor sporları dergilerinden beğeni toplayacak turbo şarjlı RX-7’yi piyasaya sürdü. Bunu 1985’te sunulan ikinci nesil RX-7 izledi ve model, 1992 yılında gelecek vaat eden üçüncü nesil saf ve ödün vermeyen bir spor otomobil olarak piyasaya sunuldu.
FD olarak bilinen bu modelde, Japonya’nın ilk seri üretim sıralı ikiz turbo motoru, Bose® stereo sistemi, açılır tavan ve isteğe bağlı bir aerodinamik paketi bulunuyordu. FD dünya çapında, özellikle de birçok ödül aldığı ABD’de kült bir klasik oldu. -
1985 - Mazda 10 milyonuncu otomobilini kutluyor
Mazda, ürettiği toplam 10 milyon binek otomobili kutladı. Mazda, Japonya’nın bir köşesinde doğarak, 1985 yılına kadar 10 milyon otomobil satan dünya lideri bir otomobil şirketi haline geldi.
-
1988 - Mazda Avrupa’da bir satış şirketi kurdu
Mazda popüler bir ithal ürün haline geldiğinde, sıra Avrupalı müşterilere daha yoğun bir hizmet, özellikle de Avrupalı sürücülere yönelik otomobiller üretmeye gelmişti.
Mazda’nın 1988’de başlayan Avrupa faaliyetleri, 1990’larda Almanya’nın iki farklı noktasındaki Mazda Motor Europe ve Avrupa Araştırma ve Tasarım Merkezi ve Belçika’daki Mazda Motor Logistics Europe ile daha geniş kapsamlı ve köklü bir hal aldı.
Mazda artık Avrupa otomotiv sektörünün vazgeçilmez bir parçası haline gelmişti ve Avrupa’da Mazda’nın bulunmadığı bir otoyol düşünmek bile imkânsızdı. -
1989 - Süperstar’la sürüş - MX-5
1989’da kimse roadster üretmiyordu, ancak Mazda bambaşka bir bakış açısına sahipti: Aynı anda hem güvenilir ve hem de uygun fiyatlı klasik bir İngiliz spor otomobili üretmekte ne vardı? Birinci nesil MX-5 1990’da Avrupa’ya ulaştığında, piyasadaki otomobillerden hiçbirine benzemiyordu.
Keskin biçimlerin ve eğik çizgili formların hakim olduğu bir dönemde, MX-5 kıvrımlı, sevimli ve eğlenceli bir otomobildi.
Bu fikrin başarısının bir ölçütü de, 20 yıl boyunca çok az değişikliğe uğraması oldu. Üç nesil de aynı konsepte bağlı kaldı; sürücünün tamamen hakim olduğu, en önemlisi de mükemmel bir 50/50 ağırlık dengesine sahip, ince ve kıvrak bu spor otomobil, Mazda’nın ‘eğlenceli sürüş’ felsefesini en iyi şekilde ifade ediyordu.
Kabaca ‘binicisiyle atın uyumu’ olarak tercüme edilebilecek Japonca ‘Jinba-Ittai’ deyimi, MX-5 sürüş deneyimini tanımlamaya en uygun ifade; bunu en iyi anlayanlar da sayıları her geçen gün artan MX-5 hayranları. -
1991 - Le Mans zaferi
Le Mans 24 Saat Dayanıklılık Yarışı, dünyanın en saygın ve zorlu yarışlarından biridir. Mazda hala Le Mans yarışlarını kazanan tek Japon otomobil üreticisi ve 787B de bu zafere sahip olan tek Wankel motorlu otomobil.
Yarışı tamamlamak bile yoğun bir mühendislik çalışması ve dayanıklılık gerektiriyor.
Mazda bir kez daha yeniliğin adresi olmuştu; Mazda 787B’nin zaferinden sonra, İngiltere’de özel üretim bir MX-5 modelini piyasaya sürdü. Yarış renklerinde üretilen bu modellerde, süperşarj bulunuyordu. -
1991 - İlk hidrojen motoru geliştirildi
Mazda’nın hidrojen enerjisi alanındaki ilk buluşu, HR-X oldu. Hidrojen enerjisinin fiziksel olarak hayata geçmesi için tasarlanan HR-X, çevreyle tam bir uyum içindeydi.
Mazda, 2009’da yol testleri yapılan RX-8’in hibrit elektrik/hidrojen sürümü ile hidrojen konseptini daha da geliştirmeye devam etti. Wankel motor, hidrojene dönüştürüldüğünde Mazda’yı hidrojen yakıtlı performans otomobilleri üretme konusunda bir numara haline getirdi. -
1992 - Popüler Xedos 6 ve MX-6
Mazda Xedos 6, birçok versiyonu ve modeli bulunan geniş bir sedan otomobil serisiydi ve MX-6 da bu modellerden biriydi.
MX-6’nın birçok versiyonunda Mazda 4WS sistemi bulunuyordu: Dört tekerlekten çekiş daha yüksek viraj alma kabiliyeti, gelişmiş hassasiyet ve daha küçük bir dönüş çapı sağlayarak, Mazda’nın diğer otomobil üreticilerinden farklı düşündüğüne dair bir başka örnek teşkil ediyordu. -
1997 - Yeni Mazda marka sembolü doğdu
Mazda, şirket için mükemmel ve yeni bir sembol arayışına girdi. Tüm Mazda otomobilleri gibi zarif, çarpıcı ve adrenalini arttıran bir sembol olmalıydı. Ayrıca ‘Mazda’nın ilk harfi ile başlamalıydı.
‘M’ harfinin kanatlarının özgün şekli, kollarını geleceğe açarak şirketin tutkularını kucaklıyordu. -
2000 - MX-5 dünyanın en popüler roadster aracı
Hiç kimsenin roadster üretmediği bir dönemde piyasaya sürülen ve defalarca taklit edilen (ancak bir benzeri daha bulunmayan) Mazda MX-5 (ikinci nesliyle) 2000 yılında gelmiş geçmiş en çok satılan roadster olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.
1997 yılına kadar 400.000 gibi bir satış rakamıyla bu unvana layık görülen MX-5, ilk piyasaya sürüldüğünden beri 880.000 adet satış yaptı. ‘Klasik’ sözcüğünün tanımı haline gelen birinci nesil MX-5’in farları, New York Modern Sanatlar Müzesi’nde sergileniyor. -
2001 - Zoom-Zoom
Mazda, 2001 yılında yeni marka mesajı ‘Zoom-Zoom’u hayata geçirdi. Özellikle otomotiv sektöründe, Zoom-Zoom gibi uzun ömürlü reklam sloganlarına rastlamak pek mümkün değil.
Peki bu ne anlama geliyor? Her Mazda sahibinin bildiği gibi, bu sloganın ‘Eğlenceli Sürüş’ olarak algılandığını düşünüyoruz. -
2002 - Zoom-zoom otomobil nesli doğdu. Mazda6
Mazda6, Zoom-Zoom felsefesini hayata geçirip Mazda ürün gamında tam bir revizyona gitmemizin ardından üretilen ilk otomobilimizdi. Sahiplerine heyecan verici bir sürüş ve efsanevi bir güvenilirlik sunan 2002 model Mazda6, Mazda tarihindeki tüm otomobillere göre çok daha kısa sürede bir milyon gibi bir satış rakamına ulaştı.
Mazda6, yenilikçi tasarımı, etkileşimli kontrolü ve sportif süspansiyonuyla tüm dünyanın beğenisini toplayarak büyük bir başarıya imza attı. -
2003 - Devrim yaratan RX-8
Güçlü görünümlü RX-8, otomobilin piyasaya ilk sürüldüğü 2003 yılında Uluslararası Yılın Motoru ve En İyi Yeni Motor ödüllerini alan güçlü RENESIS Wankel motoruna sahip.
Özgün tasarımlı kapıları arka koltuklara kolay erişim sağlarken, motoru da mükemmel bir 50/50 ağırlık dağılımı sağlamak için geriye, ön aksın arkasına taşındı.
RENESIS motor önceki Wankel motorlarından daha hafifti; gövdesi alüminyum ve plastikten, tahrik mili de karbon bileşikten yapılmıştı. Bu özellikler, otomobile çok düşük bir ağırlık ve mükemmel bir kıvraklık kazandırarak klasik sürücülerin tercih ettiği bir otomobil olmasını sağladı. -
2004 - Yeni Mazda3. Spor ve sportiflik
Mazda3 piyasaya sunuldu ve 2004 yılında Avrupa çapında Yılın Otomobili yarışmasında en iyi ikinci otomobil seçildi. Lüks, ince ayrıntılarla tasarlanmış ve sportif Mazda3 piyasaya sürüldü. Daha pahalı sedan otomobillerdekine benzer bir performans sunan Mazda3, segmentinin sunabileceklerinin sınırını yeniden çizdi.
Şıklığından asla ödün vermeyen bu otomobilde sonraki yıllarda yapılan güncellemeler, görünümünün zamana ayak uydurmasını sağlamanın yanı sıra, daha fazla özellik ve motor alternatifi sundu. -
2005 - Kalıpları yıkan Mazda5 ile tanışın
Her şeyiyle yepyeni Mazda5, ilk olarak Cenevre Otomobil Fuarı’nda beğeniye sunuldu. Mazda, çok yolcu taşımakta kullanılan otomobilleri ayrıntılı olarak inceledi ve bu otomobillerdeki dar alanlarda giriş-çıkış sırasında yaşanan zorluklar gibi, geliştirilmesi gereken birçok noktayı belirledi.
Mazda5, sürgülü arka kapıları ve her biri koltuklara kolayca ulaşabilen 6 veya 7 kişi için yeterli alanıyla yepyeni bir C-MAV modeliydi.
Piyasaya çıktığı dönemde, kendi segmentinin iki sürgülü kapılı tek otomobiliydi. Mazda5’in sürüşü de şaşırtıcı derecede sportifti. -
2007 - Hynor projesi
Mazda, yirmi yılını durmaksızın hidrojen yakıtlı Wankel motorunu araştırarak ve sıfır CO2 emisyonu sağlayan bir otomobil geliştirmeye çalışarak geçirdi.
Mazda, 2007 yılında Norveç’te hidrojen temelli yakıt altyapısı kurmaya çalışan ulusal bir proje olan HyNor’a RX-8 Hidrojen RE araçlar sağlamayı üstlendiği bir anlaşma imzaladı.
2009’da, ülkede tamamen temiz enerji kullanan ulaşım sistemi oluşturmak adına Norveç yollarında bu prensiple çalışan 30 kadar araç vardı. -
2007 - CX-7. Farklı bir suv
Spor Kullanıma Uygun Araçların(SUV) en bilinen özelliği, sportif kontrol sağlamaları değildir. Tüm zorlukları aşmaya her zaman hazır olan Mazda, 2007’de Sports Crossover CX-7’yi yarattı.
Sınıfındaki tüm araçlardan daha sportif bir görünüm sunan CX-7, benzersiz bir kontrole de sahip. Ayrıca, katı Euro 5 emisyon kriterlerini karşılayan, son derece sorumluluk sahibi bir otomobil. -
2007 - Zarif ve kıvrak Mazda2 ile tanışın
Mazda2 2007 yılında piyasaya sürüldü ve 2008 yılında Dünyada Yılın Otomobili(WCOTY) seçildi. Eleştirmenler, ödün vermeyen sportif şıklığını ve önceki modellere göre 100 kilo daha hafif, ancak daha sağlam ve güvenli olmasından kaynaklanan çevik sürüşünü takdir ediyordu; Mazda2, bu özellikleriyle 5 yıldızlı EURO N-CAP ödülüne de layık görüldü.
Sektördeki diğer otomobiller daha büyük ve daha ağır hale gelip daha büyük motorlara ve daha fazla yakıta ihtiyaç duydukça, Mazda’nın Gram Stratejisi bunun tam aksini başararak sportif ve kıvrak bir şampiyon geliştirmeyi başardı. -
2008 - Daha da rafine bir Mazda6
Birçok ödül alan Mazda6, markanın dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinin lideri olma planlarını yansıtıyordu. Önceki modelden de lüks olan yeni Mazda6, daha iyi bir donanım ve daha eğlenceli bir sürüş sunuyor.
Mazda6, zorlu İngiliz pazarında sahip olduğu What Car’ın ‘En İyi Aile Otomobili’ ve ‘En İyi Station Wagon Otomobil’ ödüllerinin yanı sıra, Avrupa çapında birçok ödül daha aldı. -
2009 - Nefes kesen yeni Mazda3
Daha geniş ve daha uzun olmasına rağmen önceki modelden daha hafif olan yeni Mazda3, ‘Gram Stratejisi’ felsefemiz sayesinde aynı miktarda yakıtla daha iyi performans sağlıyordu.
Şık görünümü ile kısa sürede beğeni toplayarak dünyanın en şık yollarında yerini aldı.
Mazda3 ayrıca özgün i-stop sistemimizi kullandığımız ilk otomobil olarak da göze çarpıyordu. Durmakta olan bir bisikletin hızlı bir şekilde hareket etmesi prensibinden ilham alan i-stop, motorda kalan yanma enerjisini kullanarak rakiplerinden daha hızlı bir şekilde yeniden çalıştırılabiliyor. -
2010 - MX-5 20 yaşında
MX-5, piyasaya sürülmesinden 20 yıl sonra, dünyanın dört bir yanındaki MX-5 sahiplerinin üye olduğu ve aktif olarak faaliyet gösteren kulüpleriyle tüm zamanların en çok satan roadster modeli. Özellikle de roadster araçların anavatanı olan İngiltere’de son derece popüler.
MX-5, uzun süredir yok olduğu düşünülen roadster konseptini tekrar hayata geçirdi. 3 neslin her biri, orijinal fikri daha da ince ayrıntılarla geliştirdi. MX-5’in gitgide daha da güçlendiği yirmi yıldan sonra, roadster araçların olmadığı bir dünya hayal bile edilemiyor. -
2010 - Mazda‘nın 90. Yıldönümü
Mütevazı köklerinden yola çıkarak küresel bir marka haline gelen Mazda, doksan yılda birçok değişikliğe tanık olmasına rağmen, düşüncelerindeki tutarlılıktan ödün vermedi. Pazarlama odaklı yaklaşım yerine ürünlerinde her zaman zekice yenilikler yapan Mazda, her zaman merkezinde mühendislik bulunan bir şirket olarak kalacak.
Yıllardır ürettiğimiz otomobillere baktığınızda, her birinin mevcut duruma meydan okuyan ve daha zekice, sürüşü daha eğlenceli hale getirecek bir şeyler keşfetmiş zihinlerin ürünü olduğunu fark edeceksiniz. -
2011 - Mazda geleceğe bakıyor
Her zaman daha ilerisini hedefleyen Mazda, tasarım ve teknoloji alanında heyecan verici yeniliklerle onuncu on yıllık dönemini unutulmaz kılacak.
Bunlardan birisi, hayvanların bir anda harekete geçmesinden türetilen, ‘Hareketin Ruhu’ diyebileceğimiz ‘Kodo’ teknolojisi. Bu ilkeler temelinde şimdiden, 4 kapılı bir sedan olan muhteşem Shinari konsepti geliştirildi.
Ayrıca, biri dizel olmak üzere, ultra çevre dostu bir motor serisi üreteceğiz. SKYACTIV teknoloji serisi, Mazda sürücülerine sıra dışı bir performans ve ekonomi sunmayı hedefliyor.
Örneğin, SKYACTIV-G benzinli motor, benzinli bir motor tarafından ulaşılan en yüksek sıkıştırma oranına sahip. %15 daha az yakıt kullanıp %15 daha yüksek güç üretmesi sayesinde, performans ve ekonominin aynı anda sağlanabileceğini ortaya koyar.
Yeni gelişmelerden haberdar olmak için bu alanı takip edin.

